SON DAKİKA

İSRAİL ÇARESİZ          ZORBALIKLA NEREYE?          TÜRKİYE GÜÇLÜ VE HAKLI          VİTES DEĞİŞTİRDİ          Sayı 823          KANDİL IŞİD TEHDİDİNDE          SÜNNÎ İSE DESTEK YOK!          AKP LEVHASI ÇÖPE          DÜNYADA TEK BAŞINA          SAYI 819         

Bugün: 18.12.2017

ERBAKAN İDAMDAN KURTARMIŞTI!

ERBAKAN İDAMDAN KURTARMIŞTI!
38 milletvekiliyle Erbakan 1995'te Mısır'da 10 kişiyi idamdan kurtarmıştı. Şimdi 300 milletvekili ve %50 halk desteğiyle iktidarda olanlar 529 kişi için idam kararı verilen Mısır'a gıkını çıkaramıyor.11.04.2014 09:55

Mısır’da 529 İhvan üyesi günbegün idama doğru sürüklenirken ülkemizdeki “makam sahiplerinin çaresizliği”, “dünyanın sessizliği”ne karışmış durumda. Söz konusu “insanlığın suskunluğu, öğretilmiş çaresizliği” olunca  artık bu durumu yadırgamıyoruz. Ancak “ümmetin göz parıltısı ülkesi”nin dış politikada içine düştüğü çıkmaz, “kendi ayağına vurduğu pranga” gelecek günler için umutsuzluk ve çaresizlik aşılıyor. Hiçbir şey yapılmıyor ama her şey yapılıyormuş algısı oluşturuluyor. Oysa “mikrofonlarda yüksek sesle konuşmadan”, “nara atmadan” da dış politikanın çok daha başarılı yürütülebileceğini 1995 yılına baktığımızda rahatlıkla görebiliyoruz. Bundan yaklaşık 20 yıl önce  Meclis’te yalnızca 38 milletvekili bulunan Refah Partisi’nin Genel Başkanı ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yine Mısır’da “sessiz sedasız” idam sehpasından 10 kişiyi nasıl aldığını ulusal bir medya organında ilk kez okuyacaksınız.

HER ŞEYİ HOCAMIZ ORGANİZE ETTİ

1995 yılında yaşananları ilk kez Millî Gazete’ye anlatan Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Fethullah Erbaş, “Erbakan Hocamız bir anda bizi makamına çağırarak, ‘Mısır’daki kardeşlerimizi idamla yargılıyorlar. Gideceksiniz orada İhvan (Müslüman Kardeşler)’ın avukatlığını yapacaksınız’ dedi. Daha sonra havaalanına gittik ve gördük ki, Erbakan Hocamız her şeyi ayarlamıştı. Hocamız bize 6 kişilik bir jet uçağı hazırlatmıştı. Ahmet Dökülmez ve Mehmet Elkatmış ile birlikte o uçakla Kahire’ye gittik. Orada bizi Hasan el-Benna’nın oğlu Şeyhülislam el-Benna karşıladı” diyerek sürecin Erbakan’ın talimatıyla ve onun dizayn ettiği şekilde nasıl yürüdüğünü anlattı.

 

LİDERİMİZ BİZE SİZİ GÖNDERMİŞ ASSALAR DA ARTIK UMURUMUZDA DEĞİL

Erbaş: Tutuklular o günkü Amel Partisi’nden seçimlere girmekle suçlanıyorlardı. Tutukluluk süresinde 3 yıl cezaevinde kalmışlardı. Sivil mahkemede başlayan yargılama süreci Hüsnü Mübarek’in emriyle askeri mahkemeye alınmıştı. Duruşmanın yapılacağı salona gittik. İdamla yargılanan tutuklulardan birine, ‘Bizi Erbakan Hoca sizin savunmanızı yapmak için gönderdi’ dedim. Daha sonra tutukluların hepsi hüngür hüngür ağlayarak, ‘Bizim liderimiz bizi düşünmüş ve bize avukat göndermiş. Bizi assalar da umurumuzda değil’ dediler. /09

Mısır’daki askeri darbenin ardından çıkan olaylarda kızı Esma’yı şehit olarak ahirete yolcu eden HAP Genel Sekreteri Muhammed el-Biltaci, esir tutulan oğlunu da aylar sonra ilk kez demir kafesin ardından görebilecek.

Fethullah ERBAŞ

Müslüman Kardeşler üyesi 10 kişi mevcut Mısır yönetimi tarafından idam cezasına çarptırılmıştı. Bu içler acısı duruma sessiz kalmayan  Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hemen devreye girmiş, Van Milletvekili Fethullah Erbaş öncülüğünde 3 kişilik bir heyeti, idamları durdurmaları için Mısır’a göndermişti.

Mısır’da 529 İhvan üyesi günbegün idama doğru sürüklenirken ülkemizdeki “makam sahiplerinin çaresizliği”, “dünyanın sessizliği”ne karışmış durumda. Söz konusu “insanlığın suskunluğu, öğretilmiş çaresizliği” olunca  artık bu durumu yadırgamıyoruz. Ancak “ümmetin göz parıltısı ülkesi”nin dış politikada içine düştüğü çıkmaz, “kendi ayağına vurduğu pranga” gelecek günler için umutsuzluk ve çaresizlik aşılıyor. Hiç bir şey yapılmıyor ama her şey yapılıyormuş algısı oluşturuluyor. Oysa “mikrofonlarda yüksek sesle konuşmadan”, “nara atmadan” da dış politikanın çok daha başarılı yürütülebileceğini 1995 yılına baktığımızda rahatlıkla görebiliyoruz. Bundan yaklaşık 20 yıl önce  Meclis’te yalnızca 38 milletvekili bulunan Refah Partisi’nin Genel Başkanı ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yine Mısır’da “sessiz ve sedasız” idam sehpasından 10 kişiyi nasıl aldığını ulusal bir medya organında ilk kez okuyacaksınız.

Abdurrahman Kocadağ/Ankara

Yeryüzünde Müslüman kanı her geçen gün akarken, ümmetin kardeşine sahip çıkmaması yürekleri acıtıyor. Mısır’dan gelen 529 idam kararı ümmetin içinde bulunduğu acıyı iyice körükledi. Batı, Müslüman coğrafyasındaki kan ve gözyaşının her geçen gün artması için elinden geleni yaparken, Müslüman ülkelerin sessizliği tepkilere neden oluyor. Adeviye Meydanı’nda direnen Mısırlı Müslümanların simgesi haline gelen Rabia işareti, Hükümet tarafından seçim öncesi her fırsatta kullanıldı. Rabia’yı diline dolayan iktidar, idam kararları karşısında sessiz kalmayı tercih ederek, çaresizliğini ortaya koydu.

38 VEKİL İLE İDAMA KARŞI DURDU

Aradan geçen 19 yılın ardından akıllara 1995 yılında yaşananlar geldi. Türkiye, 1995 seçimlerine hazırlanırken, Mısır’da yine İhvan-ı Müslimin üyesi olduğu gerekçesi ile 10 kişi idamla yargılanıyordu. O yıllarda hükümet ortağı bile olmayan Refah Partisi, idamları durdurarak büyük bir başarıya imza atmış ve Müslüman Kardeşler’e sahip çıkmıştı. TBMM’de 38 milletvekili bulunduran Refah Partisi’nin Genel Başkanı ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, her zamanki duruşunu sergileyerek, Van Milletvekili Fethullah Erbaş öncülüğünde 3 kişilik bir heyeti, idamları durdurmaları için Mısır’a göndermişti.

HOCA’NIN TALİMATIYLA MISIR’A GİTTİK

O dönemde yaşananları gazetemize anlatan Saadet Partisi GİK üyesi Fethullah Erbaş, “Hocamız bir anda bizi çağırarak, ‘Mısır’daki kardeşlerimizi idamla yargılıyorlar. Gideceksiniz orada İhvan’ın avukatlığını yapacaksınız’ dedi. Daha sonra havaalanına gittik ve gördük ki, Erbakan Hocamız her şeyi ayarlamıştı. Hocamız bize 6 kişilik bir jet uçağı hazırlatmıştı. Ahmet Dökülmez ve Mehmet Elkatmış ile birlikte o uçakla Kahire’ye gittik. Orada bizi Hasan el-Benna’nın oğlu Şeyhülislam el-Benna karşıladı” diyerek sürecin Erbakan’ın talimatıyla ve onun dizayn ettiği şekilde nasıl yürüdüğünü anlattı.

LİDERİMİZ BİZİ DÜŞÜNMÜŞ

Erbaş, Mısır’a ulaşmalarının ardından idamla yargılananların nasıl beraatle salıverildiklerine ilişkin süreci şöyle anlattı: “Biz Mısır’a gittiğimizde bugünkü gibi daha karar verilmemişti. Tutuklular o günkü Amel Partisi’nden seçimlere girmekle suçlanıyorlardı. Tutukluluk süresinde 3 yıl cezaevinde kalmışlardı. Sivil Mahkemede başlayan yargılama süreci Hüsnü Mübarek’in emriyle Askeri Mahkemeye alınmıştı. Duruşmanın yapılacağı salona gittik. İdamla yargılanan tutuklulardan birine ‘Bizi Erbakan Hoca sizin savunmanızı yapmak için gönderdi’ dedim. Daha sonra tutukluların hepsi hüngür hüngür ağlayarak, ‘Bizim liderimiz bizi düşünmüş ve bize avukat göndermiş. Bizi assalar da umurumuzda değil’ dediler. Daha sonra hâkimler bizim kim olduğumuzu sordular. Mahkeme heyetine Uluslararası Af Örgütü’nün temsilcisi olduğumuzu ve mahkemeyi takip etmek için Türkiye’den geldiğimizi söyledim. Daha sonra duruşmaya geçildi ve mahkeme tutukluların idam edilmesine gerekçe olarak İhvan-ı Müslimin’in binasına girip çıkmalarını gösterdi. Hâkim mahkemeyi karara bağlamadan duruşmayı birkaç ay sonrasına erteledi. Duruşmanın bitmesinin ardından hâkimlerin odasına giderek, idam için gösterilen gerekçelerin yetersiz olduğundan bahsettim. Bir sonraki duruşmada beraat kararı vermemeleri durumunda, uluslararası kuruluşları mahkemeye getirerek dünyanın gözünü Mısır’a çevireceğimizi söyledim. Bunun üzerine hâkim bizimle ertesi günü tekrar görüşmek istediğini söyledi.

ERBAKAN, DÜNYAYI MISIR’A YIĞACAK

Hâkimlerle ertesi günü buluşmadan önce, hâkimler Hüsnü Mübarek’e “Necmettin Erbakan Türkiye’den heyet göndermiş. Bu heyet aynı zamanda Uluslararası Af Örgütü’nün üyesiymişler. Eğer biz bu tutukluları beraat ettirmezsek, Erbakan dünyayı Mısır’a yığacakmış. Çok büyük siyasi güçleri var” demiş. Mübarek’in de onayını alan hâkimler ertesi günü bize gelerek, bir sonraki duruşmada tutukluları serbest bırakacaklarını söylediler. Bu gelişmenin ardından biz Türkiye’ye döndük ve Erbakan Hocamıza olanları anlattık. Hocamız bundan sonraki süreci de takip etmemiz gerektiğini söyledi. Ardından hâkimler söz verdikleri gibi sonraki duruşmada tutuklu kardeşlerimizi serbest bıraktı. Aradan yıllar geçtikten sonra Erbakan Hocamızın cenaze törenine o gün idamla yargılananlardan bir tanesi İhvan-ı Müslimin’in temsilcisi olarak katıldı.”

Milli Gazete
 
HG

Etiketler: Mısır - idam - Erbakan - Tayyip - AKP

Diğer GÜNCEL haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.